Per 25 Ocak 2007
Bir varmış bir yokmuÅŸ, bir padiÅŸahın çok sevdiÄŸi bir atı varmış. Bir gün bu at hastalanmış, bütün doktorlar gelmiÅŸler, bunu muayene etmiÅŸler ama derdine hiçbir çare bulamamışlar. Nihayet bir doktor, ‘’ Bütün memleketteki ahalinin hepsi eteklerine birer avuç ot doldursunlar, at kalkıp da hangisinin eteÄŸinden ot yerse o aşık olmuÅŸ demektir. ‘’ demiÅŸ. Bütün memleketin ahalisi sıra sıra gelmiÅŸler hepsi eteklerindeki otu ata yedirmek istemiÅŸler. At hiçbirinden ot yememiÅŸ. Artık kimse kalmamış, yalnızca sarayda padiÅŸahın üç tane kızı varmış. Üçüde sırayla bu ata ot getirmiÅŸler. En küçük kızı görünce at, ayaÄŸa kalkıp kızın eteÄŸindeki otu yemeye baÅŸlamış. Bu iÅŸ onura dokunan padiÅŸah, kızıma bir at aşık oldu diye kızmış ve ‘’ Kızımı atın yanına ahıra koyun. ‘’ diye emir vermiÅŸ. O gece zavallı kız oracıkta otururken birdenbire at silkinerek, ayın on dördü gibi bir civan olmuÅŸ ve kıza, ‘’ Ben peri padiÅŸahının oÄŸluyum, sana aşık oldum. ‘’ demiÅŸ. Kız da buna memnun olmuÅŸ ve ahırda atla yani ‘’ ‘’ ile yaÅŸamaya baÅŸlamış.
Günün birinde padiÅŸahın at koÅŸusu olacakmış. Uçar Leyli o akÅŸam kıza, ‘’Yarın ben de koÅŸuya geleceÄŸim, al elbise giyeceÄŸim ve al ata bineceÄŸim, sakın pencereden baktığın zaman benim sırrımı meydana vermeyesin. ‘’ demiÅŸ. Ertesi gün kız ablalarının yanına çıkarak, onlarla birlikte pencereden koÅŸuyu seyretmiÅŸ. En büyük ablası, ‘’ Ne olsa olsa da al atlı al urbalı delikanlı benim olsa. ‘’ demiÅŸ. Ortanca ablası da, ‘’ O seni ne yapsın, asıl o benim olacak. ‘’ demiÅŸ. Küçük kız ise hiç sesini çıkarmadan ahıra gitmiÅŸ. Uçar Leyli gelince, ‘’ Aferin sana, hiç sesini çıkarmadın, yarın yine koÅŸuya gideceÄŸim, yeÅŸil ata bineceÄŸim, yeÅŸil urba giyeceÄŸim, sakın sesini çıkarmayasın.'’ demiÅŸ. Ertesi günü kız yine ablarının yanına çıkarak yarışı seyretmiÅŸ. Büyük ablası, ‘’ Åžu yeÅŸil atlı, yeÅŸil urbalı delikanlı benim olsa. ‘’ deyince ortanca ablası ‘’ O delikanlı seni ne yapsın, o asıl benim olacak. ‘’ demiÅŸ. Küçük ise sesini çıkarmadan ahıra gitmiÅŸ. Üçüncü günü Uçar Leyli bu sefer beyaz ata binip, beyaz elbiseler giymiÅŸ. Kıza da, ‘’ Sakın bir ÅŸey söylemeyesin, bugün üçüncü iÅŸte bitiyor. ‘’ demiÅŸ ve koÅŸuya gitmiÅŸ. Kız tekrar ablalarının yanına çıkarak, pencereden koÅŸuyu seyretmeye baÅŸlamış.Büyük kız, ‘’ Ne olsa olsa da ÅŸu beyazlı benim olsa. ‘’ deyince, ortancası, ‘’ O seni ne yapsın, asıl o benim olacak. ‘’ demiÅŸ. En küçük kız ise artık dayanamamış ve ‘’ O ne senin ne ötekinindir, o asıl benimdir. ‘’ demiÅŸ. KoÅŸu bitip kız ahıra gelince Uçar Leyli de gelmiÅŸ ve ‘’ Ne yaptım keÅŸke söylemeseydin ÅŸimdi beni ya sedef dağında, ya gümüş dağında yahutta altın dağında ara da bul. ‘’ demiÅŸ ve pır diye uçup gitmiÅŸ. Kız aÄŸlayarak padiÅŸah babasına hal ve keyfiyeti anlatmış. ‘’ Bana bir demir çarık, demir bir deÄŸnek ver, ben gidip Uçar Leyli’yi arayıp bulacağım. ‘’ demiÅŸ ve ertesi günüde yola revan olmuÅŸ.
Sedef Dağı nerede diye diye Sedef Dağını aramış bulmuÅŸ ve Sedef Dağındaki çeÅŸmenin başına oturmuÅŸ. Bu sırada sedef nalınlar giymiÅŸ, eline sedef tas almış çeÅŸmeden su almaya gelen bir kız görmüş ve ona, ‘’ Kız ver o maÅŸrapadan bir su içeyim. ‘’ demiÅŸ. Kız da, ‘’ Yedi senede bir Uçar Leyli buraya gelir, bu onun maÅŸrapasıdır veremem. ‘’ demiÅŸ. Sultan kızı, bu kızın suratına bir tokat vurarak, elindeki maÅŸrapayı alıp suyu içmiÅŸ. Kız aÄŸlayarak Sedef Sarayına gitmiÅŸ ve hanımına, ‘’ ÇeÅŸme başında bir kız var, bana tokat vurdu, elimden tası aldı ve içti. ‘’ demiÅŸ. O sırada saraydaki Uçar Leyli ise, ‘’Åžimdi gelsin beni Gümüş Dağında arasın. ‘’ demiÅŸ ve pır diye uçup gitmiÅŸ. Kız bu sefer, Gümüş Dağına gitmiÅŸ ve orada bir çeÅŸmenin başına oturmuÅŸ. Yine gümüş tasla, bir hizmetçi kız çeÅŸmeye gelmiÅŸ. Sultan kızı bu kıza, ‘’Elinde gümüş tas tutan kız ver o maÅŸrapandan bir su içeyim. ‘’ demiÅŸ. Kız, ‘’Yedi senede bir defa Uçar Leyli ortanca teyzesine geldi, bu tas onundur veremem. ‘’ demiÅŸ. Sultan kızı bir tokat vurmuÅŸ tası alıp suyu içmiÅŸ. O sırada Uçar Leyli ise, ‘’ Gelsin beni Altın Dağında arasın. ‘’ demiÅŸ ve pır diye uçup gitmiÅŸ. Sultan kızı bu sefer demir çizme, demir çarıkla Altın Dağına doÄŸru yola koyulmuÅŸ. Orada bir çeÅŸmenin başında altın maÅŸrapalı bir kız görmüş. hizmetçi kıza, ‘’ Benim hanımım evden kovdu, hanıma söyle de beni hizmetçi olarak alsın. ‘’ demiÅŸ ve hizmetçi olarak o eve girmiÅŸ. Bu evde Uçar Leyli annesiyle beraber oturmaktaymış. Bir peri olan annesi oÄŸlu Uçar Leyli’yi evlendirmeye kalkmış. Düğün gecesi, Uçar Leyli’nin annesi bu yeni hizmetçi kızın on parmağına on çıra yaktırmış ve ‘’ Sabaha kadar bu çırayla oÄŸlumla gelinimi aydınlat. ‘’ demiÅŸ. Zavallı sultan kızı sabaha kadar kapının arkasında aÄŸlayarak beklemiÅŸ. Sabaha karşı Uçar Leyli sultan kızının ızdırabına dayanamamış ve elindeki çıraları atarak, ‘’ Bin sırtıma. ‘’ demiÅŸ ve kızı sırtına alarak pencereden uçup gitmiÅŸler. Gelin derhal kaynanasına haber vermiÅŸ. Kaynanası da uçarak onların peÅŸine düşmüş ama yakalayamamış.
Kaynana önce kardeÅŸlerinin gümüş ve sedef daÄŸlarına giderek, ‘’ Uçar Leyli buraya geldi mi? ‘’ diye sormuÅŸ. KardeÅŸi yani Uçar Leyli’nin teyzesi, ‘’Dur ben gideyim onları aramaya. ‘’ demiÅŸ ve kanatlarını takıp aramaya baÅŸlamış. O sırada uçmakta olan Uçar Leyli, sırtındaki kıza, ‘’ Bak bakalım arkana kim geliyor? ‘’ demiÅŸ. Kız, ‘’ YaÄŸmurlar yağıyor, ÅŸimÅŸekler çakıyor . ‘’ deyince ‘’ Öyleyse korkma teyzem geliyor. ‘’ demiÅŸ ve kıza bir tokat vurarak, onu dere yapmış, kendisi de içinde bir ördek olmuÅŸ. Teyzesi onların önünden kaybolduÄŸunu görünce dönüp evine gitmiÅŸ. Uçar Leyli’nin annesi kardeÅŸine, ‘’Bulamadın mı? ‘’ diye sorunca kardeÅŸi, ‘’ Önümden kaçtılar. Orada bir dere vardı, içinde de bir ördek vardı, baÅŸka bir ÅŸey görmedim. ‘’ demiÅŸ. Uçar Leyli’nin annesi, ‘’ İnip de o dereyi çiÄŸneseydin, kızı dere yapmıştır, kendisi de ördek olmuÅŸtur. ‘’ demiÅŸ. Bunun üzerine en küçük teyzesi, ‘’ Ben gideyim. ‘’ demiÅŸ ve arkalarından koÅŸmuÅŸ. Bu sırada Uçar Leyli sırtındaki kıza, ‘’ Bak bakalım arkanda ne görüyorsun? ‘’ deyince, kız, ‘’ Bir toz duman görüyorum. ‘’ demiÅŸ. Uçar Leyli, ‘’ Korkma öyleyse küçük teyzem geliyor. ‘’ demiÅŸ ve kıza bir tokat vurarak onu bir bostan yapmış, kendisi de içinde bahçivan olmuÅŸ. Teyzesi bostanın önüne gelip bakmış, ama bir ÅŸey görememiÅŸ. Sonra da, ‘’ Bahçivan ‘’ diye seslenmiÅŸ, ‘’ Buradan bir kızla oÄŸlan geçti mi? ‘’ . Uçar Leyli sağır taklidi yaparak, ‘’ Lahana da var pırasa da var. ‘’ demiÅŸ. Bir daha seslenince de, ‘’ Salata da var turp da var. ‘’ demiÅŸ. Kadın, ‘’Bu bahçivan da sağırmış galiba. ‘’ diyerek canı sıkılıp eve dönmüş. Gidip olanları ablasına anlatmış. Ablası da, ‘’ O kızı bostan yapmıştır, kendisi de bahçivan olmuÅŸtur, keÅŸke çiÄŸneseydin. ‘’ demiÅŸ ve ‘’ Ben gideyim bari ‘’ diyerek, kalkıp arkalarından gitmiÅŸ.
Uçar Leyli sırtındaki kıza, ‘’ Bak bakalım kim geliyor? ‘’ deyince, kız, ‘’Dolu yağıyor. ‘’ demiÅŸ. Bunu duyan Uçar Leyli, ‘’ Eyvah annem! ‘’ diyerek kıza bir tokat vurup onu incecik bir selvi aÄŸacı yapmış, kendisi de yedi baÅŸlı bir yılan olup, aÄŸacı iyice sarmış ve aÄŸacın dibine de başını koymuÅŸ.Annesi gelip, ‘’ Ah evladım, iÄŸne topuzu kadar yer bıraksaydın da o kahbenin kemiklerini kırsaydım, buraya vursam kolların, buraya vursam arkan, kıyamam bir yerine vurmaya! Hadi artık kız senin olsun. ‘’ deyip evine dönmüş. Uçar Leyli ile kız da beraber, kızın babasının sarayına dönmüşler, kırk gün kırk gece düğün yapmışlar.
Onlar ermiÅŸ muradına, biz de erelim …
Kaynak: http://stu.inonu.edu.tr/~aytyildirim/
Â
Â
Ekim 9th, 2007 at 7:43 pm
uyuzsunuz siz ta cehennemin dibine bilet ayırtayım kaç kiÅŸisiniz ona göre salak tan seçmler…….
Aralık 27th, 2007 at 11:15 am
Sitede emegi gecen herkese tesekkurler
http://www.1bilgi.com
Sizleride sitemize bekliyoruz
Nice yillara…
Åžubat 28th, 2008 at 4:39 pm
çok güzel
Nisan 4th, 2008 at 8:41 pm
sabır lazım sabır