Cum 30 Mart 2007
Yalçın kayaların tepesindeki bir şatoda, genç bir prens
annesiyle birlikte yaşarmış. Bu prens havanın çiçek
kokularıyla dolu olduğu bir bahar günü avlanmaya gitmiş.
Av peşinde dolaşırken akşama doğru ağaçların arasında karşısına
gümüş renkli minicik bir göl çıkmış.
Birden uzaktan kanat sesleri duymuş ve ağaçların
arkasına saklanmış. Üç tane uzun boyunlu narin kuğu gökten
süzülmüş. Gölün kıyısına konan kuğular
beyaz tüylerini bir elbise gibi çıkarmışlar.
Genç prens gördüklerine inanamamış; kuğular birbirinden güzel
genç kızlara dönüşüvermişler.
Kızlar göle girip yıkanmış,eğlenmişler.Sonra da kıyıya geri dönüp,
tüyden elbiselerini sırtlarına geçirip kanatlanmışlar.
Kızların üçü de çok güzelmiş, ama en küçükleri dünya güzeliymiş.
Prens o günden sonra başka şey düşünemez olmuş. Varsa yoksa kuğu kız!
Sonunda annesine durumu anlatmış.
“Eğer kuğu kıza kavuşamazsam, onunla evlenemezsem, ben bu dünyada
yaşayamam” demiş.
Prensin annesi çok kederlenmiş. “Ah yavrum! Sen kuğu kızı unut” demiş,
“O bir peri kızı. Peri kızları da insanların yanında yaşamaz” diye dil dökmüş.
Prens annesini seviyormuş, gerçekten yürekten seviyormuş,
ama kuğu kızı daha çok seviyor olsa ki, vazgeçememiş.
Kızı unutamamış. Kuğuları gördüğü göle geri dönmüş,
sabah akşam arada kuğuların geleceği
günü bekemeye başlamış.
Bir gece uzaktan yine kanat sesleri duyulmuş. Prens heyecanla gözlerini
gecenin karanlığına dikmiş. Sonunda üç zarif kuğu göl kıyısına konmuş.
Kuğular, beyaz tüyden elbiselerini üzerlerinden atıp yine dünya güzeli
birer kız haline gelmişler. Suya girip yıkanmaya başlamışlar.
Onlar orada yıkanırken genç prens, en küçük kızın tüyden elbisesini
kaptığı gibikaçmaya başlamış. Arkasına bile bakmadan koşmuş.
Kız kardeşler de hemen kıyıya yüzmüşler. İki kardeş elbiselerini
sırtına geçirip uçmuş. En küçük kız ise tüyden elbisesi olmadığı için
uçamamış.Prensin peşinden koşmuş.
Onu yakalayınca da önünde diz çöküp elbisesini geri vermesi için yalvarmış,
yakarmış. Ablalarının peşinden gidebilmek için diller dökmüş.
Prens kararlıymış. Kuğu kızıntüyden elbisesini vermemiş.
Sırtına bir pelerin sarıp, kızı şatosuna götürmüş
ve onunla evlenmiş. Bir süre sonra kuğu kızı peri kardeşlerini unutmuş.
Tüyden elbisesini unutmuş. Gümüş renkli gölü unutmuş.
Aradan altı bahar geçmiş.
Ağaçlar yedinci defa çiçek açmaya başladığında,
kuğu kızı peri kızı, prense bu şatoya ne zaman ve nasıl geldiklerini sormuş.
Kız beyaz ışıklar saçan elbisesini bulup eline almış.
Denemek ister gibi sırtına geçirmiş
ve bir anda tekrar uzun boylu narin bir kuğu olup,
açık pencereden uçuvermiş!
Prens o günden bu yana her baharda gümüş renkli gölün kıyısına
gidermiş.Göl kenarında oturur, gece uzaklardan duymayı ümit ettiği
kanat seslerini dinler kuğuların geleceği anı beklermiş.
Ama kuğu kız bir dahagelmemiş.
Kuğu kızı peri kızını o günden sonra kimse görmemiş.
Aralık 2nd, 2007 at 7:41 pm
İĞRENÇMİ İĞRENÇ BİR SİTE BU SİTEDEN NEFRET ETTİM ÇOK SIKICI HİÇ BEĞENMEDİM.TEK KELİMEYLE İĞRENÇ .MEFRET VERİCİ Bİ ŞEY YA ÇOK SIKILDIM HİÇ HİKAYE GÜZEL DEİLDİ AMA YAZANA YAZIK KEİKE YAZMASAYDI.
Aralık 17th, 2007 at 9:17 pm
ben hiç bir şey anlamadım ama 1 kez daha okursam anlarım 1 de yazan daha çok yazsa memnun olurum komik fıkra olsa dahada sarar
Aralık 18th, 2007 at 12:31 am
berbat ve saçma arkadaslar hiç okuyup zaman kaybetmeyin
Aralık 18th, 2007 at 8:51 am
abeemmm sizin başka işiniz yokmu bırakın bu işi beceremiyorsunuz işte…..
Aralık 27th, 2007 at 1:30 pm
Sitede emegi gecen herkese tesekkurler
http://www.1bilgi.com
Sizleride sitemize bekliyoruz
Nice yillara…
Ocak 1st, 2008 at 3:00 pm
yaaa arkadaslar neden bu kadar kotuu yorumlarr yapıyısunuz sizene kotuysee kotuu siz boylee kotuu yorumlar yaparakk bu sizeyıı daha berbat yapıyosunuz özelliklee özgee hanımm beyenmediysen başka siteye git baksana burasıı snii sarmamışş
Ocak 12th, 2008 at 10:02 am
ARKADAŞLAR ÇOK SIKICISINIZ SİTEDEN ÇOK SİZDEN SIKILDIM.MASALLAR GÜZEL AMA ATALARIMIZIN DEDİĞİ GİBİ MERKEB NE ANLAR HOŞAFTAN.